Ulaşım
Metro Havaalanı Otobüs Vapur Taksi Durakları
Nereye Gidelim
Nöbetçi Eczaneler Vapur Saatleri
Nöbetçi Eczaneler Vapur
İzmir Haritası İzmir Fotoğrafları
İzmir Haritası İzmir Fotoğrafları
Milli Piyango
  A n k e t
Sizce bu sene Süper Ligde Kim Şampiyon olur?


Anket sonuçları

İzmir Hakkında > Geçmişten Bugüne İzmir >

Göztepe

Mor salkımlarla bezeli köşklerin gölgesi denize vurduğunda bir başka güzel görünüyordu.Bin bir çeşit meyvenin süslediği bahçeleri kent sakinlerini kıskandırmaya kararlıydı sanki.Körfezin suyu tahta iskeleleri aşıp ,kapı önü sohbetlerine karışınca ,tadına doyum olmuyordu sahilin.Filibeliler,Simsaroğulları,Üzümcüoğullarıgibi köklü ve zengin ailelerdi sakinleri.Şimdi isimleri apartmanlarda yaşasa de onlar çok daha samimi bir yörenin komşularıydı.Bir de ellerinde "sayfiye"reçetesiyle gelip,yerleşenler vardı.Ama en çok "Aşıklar Tepesi"nin genç kalpleriydi,semti alabildiğine yaşayanlar.Tüm İzmir ayaklarına serilince hüzünlenen sevdalılar,adak tülleriyle giydirirdi çıplak ağaç dallarını.Nice gönül hikayesine ev sahipliği yaptı bu tepe.Ancak;ne aşkını haykırmaya gelen genç adam,ne de gözyaşlarını saklamaya koşan umutsuz kadın,hiçbiri ayak bastıkları tepenin ünlü bir semt ismine ilham olacağını bilemezdi.

Çınar Atay'ın "İzmir'in İzmir'i"kitabında,Göztepe adının "Göz"gibi yuvarlak olan Aşıklar "Tepe"sinden geldiğini yazıyor.Şimdi "Susuz Dede"olarak anılmasının nedenine gelince;burada bir yatır mezarının bulunduğu rivayet ediliyor.Göztepe Mahalle muhtarı Meral Kurt ise,bunu "yeşil alanın bozulmaması için eskilerin söylediği bir hikaye" sözleriyle yorumluyor..Aslında değişen tek şey parkın ismi olmuş;hala sevdalılar konuk listesinin başında yer alıyor,mezar başından,"Sulayalım mı?"sözleri yükseliyor,kuytularına mevzilenmiş falcılar hünerlerini göstermek üzere bekliyor.Tepenin etekleri ise eskisi gibi sessiz değil;bahçe ve bostanların yerini apartmanlar almış.Park içindeki Fırat Çay Bahçesi'nin 20 yıldır işletmeciliğini yapan Cemal Aslanoğlu,"Aslında doğal site giriyor bu yöre"derken,semtin değişen yüzü de ilk sinyallerini veriyor bize.

Mithatpaşa ile İnönü Caddesi yokuş ve merdivenlerle birbirini kucaklarken;alt sınır Hakimiyet-i Milliye İlkokulu'ndan şimdi otopark olan eski Gözümoğlu Sineması'na,üst üst sınır Hakimevlerinden Dolunay Pastanesine uzanıyor.Ama bir zamanlar tramvay ve troleybüsün işlediği,sadece bahçeli evlerin süslediği Mithatpaşa Caddesini,bugün şerit halindeki mağaza levhaları ve egzos dumanları örtüyor.Ayakta kalmayı başarmış üç-beş eski esnaf ise bu karmaşık tablodan uzak durmak istercesine,tek bir yerde,95 numaralı ara sokakta toplanmış.Her biride hüzünle izlemiş yeniyi,geçmişe sonsuz özlem duyarak.Hala 30 yıl öncesini yaşayan Göztepe Kurukahvecisi'nin sahibi 75 yaşındaki Mehmet Suphi Aykut,en çok semtin denizden uzaklaşmasından yakınıyor.Karşısındaki Göztepe Mandırası'nda da aynı hasret rüzgarı esiyor.35 yıldır ilçe yaşamına tanık olan 76 yaşındaki Ali Kantarcı,"Bu sokakta Citroen marka tek bir otomobil vardı"derken belli ki trafik gürültüsüne atıfta bulunuyor.Bir dönem semtin ekmek ihtiyacını tek başına karşılayan,yöre sakinlerinin "Ali Amca"sı kendi hikayesini de övünerek anlatıyor;"Köşedeki Göztepe Eczanesi'nin yerinde eskiden fırın vardı.Kapatılıp apartman yapılınca insanlar ekmek almaya Güzelyalı'ya gider oldu.Belediye görevlileri,benim dükkanını en erken açan esnaf olduğumu duyunca Ruhsat verelim ekmeği siz yapın dediler.Ve,pazar günü dahil çalışmaya başladım."

İnsan yılların esnafı olmaya görsün,ünü Ahmet Necdet Sezer'e bile ulaşıyor."Eski müşterim,Cumhurbaşkanı'nın komşusuydu.Bir sabah kahvaltısında peynirimin tadına bakıp çok beğenmiş.O günden beri yolluyorum ona"diyor Kantarcı.Dönemin semt sakinleri ekmeklerine yakın yakın ulaşırken,fırından yeni çıkmış,sımsıcak gevrekler için de tek yere gidiyor.1979'dan bu yana ömrünü inatla sürdüren Göztepe Fırını,bugün de peksimetiyle ünlü.Nurettin Kanlı,bunun için Karşıyaka,Alsancak,Narlıdere,hatta Çeşme'den bile gelen müşterileri olduğunu söylüyor.

Geçmişe tanıklık edenler semtin eskileri değil sadece;tek tük olsa bile geriye kalan Rum evleri de eskiyi anlatıyor yanından geçenlere.Ama birçoğu çok katlı apartmanların arasına sıkışmış ve Göztepe sakinlerinin "yıkılsın"diyecekleri kadar harap.Korunurlarsa,yaşayan mekanlar;yani ev sahiplerince yaşatılanlar.Nitekim;Mithatpaşa Caddesi,Üçkuyular'a doğru seyrederken,Tanşas'ın hemen karşısında cumbalarını gösteren üç katlı tarihi yapı,görkemini,kendini hiç terk etmeyen Sevil Balcıoğlu'na borçlu."Ailem, tüccar olan iki Ermeni kardeşten almış bu evi.Burada doğup büyüdüm ben."diyen 71 yaşındaki Balcıoğlu,yanı başında yok olan mirasın birebir tanığı.Yüreğine öyle çok şey sığdırmış ki,anlatırken zorlanıyor:"Musevi ve Levanten komşularım vardı.Gittiler.Yalıların bahçelerinden meyve kokuları yükselirdi.Hiçbiri kalmadı.Yazlığa gitmezdik;deniz kapımızın önündeydi.Artık sahil çok uzağımızda.Ama en önemlisi,komşuluk vardı.Şimdi izine rastlanmıyor."

Eski Eşrefpeşa Yokuşu'nun üst kısmında,Amerikan Koleji'nin bahçesine komşuluk eden,"206 yıllık,tipik bir eski Türk evi olan"yapı da tarihe düşülen dipnotlardan.Aliye Moral'ın anlattığına göre burasının ilk sahibi Samim Kocagöz,Halil Kocagöz ve Ferzan Gürel'in halası olan Sıdıka Kocagöz Keskinoğlu.Ardından Söke Kızılay'ına devredilmiş yapı.Moral,bir zamanların bu yazlık köşkünü 1994'te restore ettiklerini söylüyor.Bina üzerine konuşurken,anlıyoruz ki Moral'ın semte ilişkin anlatacakları var.Hem onun hikayesi,yörenin "sayfiye"havasının birinci elden kanıtı:"Biz Alsancak'ta oturuyorduk aslında.Kardeşim hastalanınca doktor sayfiyeye taşınmamızı tavsiye etti.Gelip Göztepe'ye yerleştik."Devam eden sözleri ise oldukça tanıdık Moral'ın.Semte ününü veren soy isimlerini sıralıyor birer birer:"Yemişçiler,Gülcüoğulları,Paykoçlar."Anlatılanların ortak paydaları çok.Gözümoğlu ve Pandora gibi yazlık sinemalarda geçiyor bu anılar kervanından,Mez ile iskele isimli iki gazino da.Ama en çok "komşuluk"ta birleşiyor özlem sözleri.Çünkü,yiten en önemli şey bu,Göztepe sakinlerince.

Semtin 1950'li yıllarda değişen çehresine inat;1925 yılında bir güneş doğuyor ki hiç sönmüyor.Göztepe,bir futbol takımına isim olunca,ışıltısı ilçe sınırlarını aşıyor;yaşanan yerin Hatay ya da Poligon olması fark etmiyor.Taraftar tek bir vücut olup,"Göz Göz"diye çağlıyor.1971-72 sezonunda,UEFA'da yarı finale kadar yükselen ilk Türk takımı olunca Göztepe,bu aşk daha da büyüyor.

Çocukluğundan bu yana spor kulübünün havasını soluyan Mustafa Cücen anlatıyor:"Binası,Güzelyalı'da ama sevgisi civar civar.Göztepeli ailelerin çocukları hep burada yetişti.Yabancı hiç yok.Tabii A takımı için söylemiyorum bunu."

Caddelerinde,sokaklarında boydan boya "Göztepe"yazılı duvarların geçit oluşturması boşuna değil.Bu aşk çok büyük.Ama semt sakinleri yine de özlüyor.Mor salkımlı evleri,sıcacık kapı önü sohbetlerini..

İzmirLife'dan alınmıştır.